nederlandse taal
english language

 
Poetry International Web
en/nl
dutch news
previous | next
 
 
 

Balthus
tabut taşıyan çocuklarla konuşuyorum
yemyeşil bir yol kenarında
meleklerin erkek olup olmadığını

portakal ağacına âşık keçi
köyü terk edeli uzun zaman olmuş
kendi derisinden bir bavulla

çanlar çaldığında öğleyin
tuzlu sularla yıkıyor kızlar kadınlıklarını
ve kurutup ipe asıyorlar öpülsün diye

sevişen iki iskelet
doktorun elindeki röntgende
“unutuyoruz sadece kemik yığınları olduğumuzu”

kasıklarından akan sularla yıkanıyor
kirazlar, bedeninin gelgiti yatakta
bir yelkenli, kalmış yazık açık denizde fırtınada.

bitirdiğim her işe başlamıştım ama
bitiremedim birçok başladığımı
iplik eğirdiğimi, rüya gördüğümü, aşk yaptığımı...

bana sunduğun dudakları öptüm ve
bitirdim tabakta kalan kirazları
Balthus
with the coffin bearing boys i debate
if the angels by the side of the green road
are male or not

the goat -in love with an orange tree-
carrying a bag of its own skin
abandoned its village so long ago

when the bell tolls at noon
the girls wash their genitalia in salty water,
and hang them out to dry so they can be kissed

on the x-ray in the doctor’s hand
two skeletons making love
“we forget we are only a bag of bones”

with the water dribbling from your crotch,
we wash the cherries, on the bed your body’s
ebb and flow, on the open sea, alas, a sail boat caught in a storm

once i had started everything that i’d finished
but many things that i started i could never finish
the spinning of yarn the dreaming of dreams the making of love…

i kissed the lips you offered to me then
i finished the cherries on the plate.Gökçenur Ç. And Neil P.Doherty